Son Yorumlar

    ANLATILAR

    > Ahmet İnce Raskol’un Baltası için yazdı: “Bazukacı”

    Uzman Jandarma Çavuş Şahin Tunabey mesleğinin onuncu yılında çile doldururken, artık bir şeyleri sorgulamak bir tarafa, “savaş” açmanın vakti geldiğini muhasebe ediyordu. Öne sürüldüğü çatışmaların birçoğunda silah arkadaşlarının ölümlerine, kol bacak kopmalarına, ağır yaralanmalara, kucağında can vermelere şahit olmuştu. Bunların hepsinden yara almadan kurtulmuştu fakat psikolojisi, artık normal bir insanın fersah fersah ötesindeydi. Kendisi bile...

    > Ferhat Özkan Raskol’un Baltası için yazdı: “GMT +3”

    Uzun dönem er Eftal F., yaz saati uygulamasına geçilecek o pazar gününü altmış dakika daha az yaşayacağına sevinir gibi oldu, ama birkaç ay sonra saatler geri alındığında sırtında yine hışırtılı kamuflajın olacağını düşününce sağa sola küfretmeye devam etti. (Gece nöbeti “üç-beş”e denk gelen “devre”sinden başlayarak…) Yirmi beş yıllık cezasının ilk günlerini Afyon Cezaevi’nde geçiren Yaşar...

    > Orhan Duru’nun hiç yayımlanmamış bir hikâyesi: “At Pırıl Pırıl”

    Kimse derdini anlatamıyor. Bu anlayışsızlık karşısında ne yapacağımı bilemiyorum. Öğleden sonra 14.00-16.00 arasında uyumak istiyorum. Yavaşlıyorum ve gevşiyorum. Şişman bir kıza bakıyorum sürekli. Bakmak yetmiyor. Destek gerekiyor. Bu da gevşetiyor ve gerginliği gideriyor. Ben de bu yeni öykü ve ulaştırım sisteminin içine giriyorum. Kendimi uyku modu dışına çıkarmak istiyorum. Oturduğum yerde yavaşça gevşiyor, uyukluyorum. Sıkılıyorum....